İslam hukukunda faizin konumu, tarihsel kökenleri ve faiz işlemine dahil olan tarafların sorumlulukları dini kaynaklar ışığında inceleniyor.
Faiz uygulaması, tarihsel süreç içerisinde insan onurunu zedeleyen ve toplumsal yapıyı bozan bir sömürü aracı olarak değerlendirilmiştir. İslam hukukunda kesin bir dille haram kılınan faiz yasağı, yalnızca İslam’a özgü olmayıp Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi önceki inanç sistemlerinde de ahlaki bir sınır olarak yer almıştır.
Hz. Muhammed, İsrâ Suresi 101. ayette zikredilen dokuz temel yasak arasında faizi de açıkça belirtmiştir. İslam kaynaklarına göre, daha önceki toplumlarda da mevcut olan bu yasak, zamanla tahrif edilerek işlevini yitirmiştir. Kur’an’da yer alan eleştiriler, bu yasağın geçmişte bazı kesimler tarafından ihlal edildiğini ortaya koymaktadır.
Resûlullah, faizi insanı manevi yıkıma sürükleyen büyük günahlar arasında tanımlamıştır. Müslim’in Müsâkât bölümünde aktarılan bilgilere göre, faiz yiyenlerin yanı sıra bu işleme aracılık eden, yazan veya tanıklık eden herkes aynı sorumluluğu paylaşmaktadır. İslam inancı, faize giden tüm yolların kapatılmasını emrederken, insanların gizli veya açık tüm eylemlerinin ilahi bir denetim altında olduğunu vurgulamaktadır.
Cuma Hutbesi, her hafta Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan güncel cuma hutbelerini, dua ve zikirleri, dini bilgileri ve Cuma mesajlarını bir arada sunan kapsamlı bir İslami içerik platformudur. Manevi hayatınızı zenginleştirmek için ihtiyaç duyduğunuz tüm içeriklere kolayca ulaşabilirsiniz.
Yorum Yap