İslam hukukunda adaletin tesisi için duygusal bağların ve kişisel çıkarların bir kenara bırakılması gerektiği vurgulanıyor.
Nisâ Suresi 135. ayet, inananların her koşulda adaleti gözetmeleri gerektiğini vurguluyor. Kişinin kendi çıkarları, anne babası veya yakınlarının aleyhine bir durum söz konusu olsa dahi, hakkaniyetten ödün verilmemesi gerektiği belirtiliyor.
İslam hukukuna göre yöneticilerin yanı sıra tanık ve bilirkişilerin de objektif kalması bir zorunluluktur. Mâide Suresi 8. ayet öfkenin adaleti engellememesi gerektiğini hatırlatırken, Nisâ Suresi’ndeki ifade sevgi veya duygusal bağların da tarafsızlığa zarar vermemesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Hazreti Muhammed, hukuk önünde kimsenin ayrıcalığı olmadığını bizzat kendi ailesinden örnek vererek ortaya koymuştur. Buhari Hudud 12 kaynaklı rivayete göre, hırsızlık suçunu işleyen kişi kendi kızı Fatıma olsa dahi cezanın uygulanacağını belirterek yasaların herkes için eşit işlediğini ifade etmiştir. Kişilerin zenginlik düzeyi veya toplumsal statüsü, adaletin tecellisi noktasında bir kriter teşkil etmemektedir.
Cuma Hutbesi, her hafta Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan güncel cuma hutbelerini, dua ve zikirleri, dini bilgileri ve Cuma mesajlarını bir arada sunan kapsamlı bir İslami içerik platformudur. Manevi hayatınızı zenginleştirmek için ihtiyaç duyduğunuz tüm içeriklere kolayca ulaşabilirsiniz.
Yorum Yap