İslam ahlakında gıybet, dedikodu ve koğuculuk; toplumsal huzuru bozan, bireyin onurunu zedeleyen ve uhrevi sorumluluğu ağır olan yasaklardır.
İslam dini, bireylerin onurunu ve toplumsal huzuru korumak adına gıybet ve koğuculuk gibi davranışları kesin bir dille yasaklamıştır. Hz. Peygamber, bir kimsenin arkasından hoşlanmayacağı şekilde konuşulmasını gıybet olarak tanımlamış ve bu fiili, Kur’an-ı Kerim’in benzetmesiyle bir nevi ‘ölü kardeşinin etini yemek’ kadar ağır bir günah olarak nitelendirmiştir.
Gıybetin oluşması için konuşulan bilginin doğru olması da durumu değiştirmemektedir; zira gerçek olmayan bir şeyin söylenmesi iftira kapsamına girmektedir. Hz. Peygamber, insanların gizli hallerini araştırmayı (tecessüs) yasaklamış ve bu davranışın kişiyi evinde bile rezil edebileceği uyarısında bulunmuştur. Kişiye duyduğu her şeyi söylemesinin günah olarak yettiği vurgulanarak, sözün sorumluluğuna dikkat çekilmiştir.
İnsanlar arasında laf taşıyarak düşmanlık tohumları eken koğuculuk/nemîme, toplumsal bağları zayıflatan en tehlikeli davranışlardan biri olarak görülür. Hz. Peygamber, laf taşıyan kişinin cennete giremeyeceğini belirterek, bu fiilin hem dünyevi hem de uhrevi ağır sonuçları olduğunu bildirmiştir. Müslüman bireyin, kardeşinin iffetini koruması ve gıybetin yapıldığı ortamlardan uzak durarak ahlaki bir duruş sergilemesi beklenmektedir.
Cuma Hutbesi, her hafta Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan güncel cuma hutbelerini, dua ve zikirleri, dini bilgileri ve Cuma mesajlarını bir arada sunan kapsamlı bir İslami içerik platformudur. Manevi hayatınızı zenginleştirmek için ihtiyaç duyduğunuz tüm içeriklere kolayca ulaşabilirsiniz.
Yorum Yap