Hz. Muhammed’in 622 yılındaki hicretiyle kurulan Medine, Mescid-i Nebevî merkezli şehir planlamasıyla İslam medeniyetine nasıl yön verdi?
Hz. Muhammed’in 622 yılında Mekke’den gerçekleştirdiği hicret ile tarih sahnesinde yeni bir dönem başlatan Medine, İslam medeniyetinin merkez üssü olarak kabul ediliyor. Mekke ile birlikte Haremeyn statüsünde yer alan bu şehir, toplumsal yapısı ve şehir planlamasıyla sonraki dönemlerde kurulan İslam şehirlerine model teşkil etti.
Şehrin mimari dokusu, Peygamber Efendimizin kabrinin ve Mescid-i Nebevî‘nin merkezde konumlandırılmasıyla şekillendi. Farklı inanç ve etnik kökenlerden gelen toplulukları bir araya getiren bu yerleşim alanı, İslam medeniyetinin ilk somut örneğini oluşturdu. Bölge halkının kendi iradeleriyle İslamiyet’i kabul etmesi, şehri literatürde “Kur’an ile fethedilen belde” konumuna taşıdı.
Medine’nin kuruluşunda uygulanan mescit eksenli şehir planlama anlayışı, zaman içinde Müslümanların ulaştığı tüm coğrafyalara taşındı. İslam medeniyeti; camiler, eğitim kurumları, ticari alanlar ve kervansaraylarla donatılan şehirleşme modelini dünyanın dört bir yanına yayarak medeniyet yolculuğunu sürdürdü.
Cuma Hutbesi, her hafta Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan güncel cuma hutbelerini, dua ve zikirleri, dini bilgileri ve Cuma mesajlarını bir arada sunan kapsamlı bir İslami içerik platformudur. Manevi hayatınızı zenginleştirmek için ihtiyaç duyduğunuz tüm içeriklere kolayca ulaşabilirsiniz.
Yorum Yap