1. İÇERİKLER

  2. DİNİ BİLGİLER

  3. Teyemmüm Kimler için Caiz'dir?
Teyemmüm Kimler için Caiz'dir?

Teyemmüm Kimler için Caiz'dir?

Teyemmümü kimler alabilir? Teyemmüm kimler için uygundur? detaylar...

A+A-

Cünüp olan veya abdesti bozulan kişi, seferde ve mukim iken aşagıdaki sebep dolayısıyla teyemmüm edebilir;

Su bulamazsa; Allah Azze ve Celle buyuruyor ki; “Ey iman edenler! Siz sarhoş iken

-ne söylediğinizi bilinceye kadar- cünüp iken de -yolcu olan müstesna- gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur veya bir yolculuk üzerinde bulunursanız, yahut sizden biriniz ayak yolundan gelirse, yahut kadınlara dokunup da (bu durumlarda) su bulamamışsanız o zaman temiz bir toprakla teyemmüm edin: Yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz Allah çok affedici ve bağışlayıcıdır.”(Nisa 43)

İmrân İbnu Husayn (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Rasulullah (aleyhissalâtu vesselâm), bir kenara çekilmiş halkla birlikte namaz kılmayan bir adam gördü.

"Ey fülan! Halkla birlikte niye namaz kılmıyorsun?'' diye sordu. Adam: "Ey Allah'ın Resulü, cenâbet oldum, su da yok'' deyince:

"Toprağı kullan, o sana yeterlidir" buyurdular."

Kuyunun derin olması gibi sebeplerle suyun çıkarılamayışı, suyun yemek yapmak için, içmek için, necaseti gidermek veya hayvan sulamak için ancak yetecek kadar olması durumlarında su yok kabul edilir, teyemmüm edilebilir.

Hastalık sebebiyle teyemmüm; Hasen el Basri r.a. dedi ki; “Yanında su mevcut olup da, hastalığından dolayı onu kullanamayan teyemmüm eder.”361 Cumhura göre soğuk sudan zarar görecek olan da bu hususta hasta hükmündedir.

Su ile arasında; yırtıcı hayvan, düşman, yangın veya hırsız gibi engeller bulunan kişi, su bulamayan hükmündedir. Yine suyun Fasıkların bulunduğu yerde olması halinde, kadın su almak için oraya gitmez ve teyemmüm eder.363

İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Rasulullah (aleyhissalâtu vesselâm) zamanında bir adam yaralanmış, sonra da ihtilam olmuştu. Kendisine yıkanması emredildi. Adam yıkandı ve öldü. Onun haberi Rasulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a ulaşmıştı. (Öfke ile) şunları söyledi:

"Onu öldürmüşler, Allah da onların canını alsın! Madem bilmiyorlardı, niye sormadılar? Bilgisizliğin şifası sualdir. Ona, teyemmüm yeterliydi. Yarasına bir bez sarılmalı ve üzerinden meshedilmeli, sonra da bedeninin geri kalan kısmı yıkanmalıydı.''364

Soğuk sebebiyle teyemmüm; Amr İbnu'l-As (radıyallahu anh) anlatıyor: "Zâtu's- Selâsil Gazvesi 'nde, soğuk bir gecede, ihtilam oldum. Yıkandığım takdirde helak olacağımdan korktum. Böylece teyemmüm yapıp, arkadaşlarıma sabah namazını kıldırdım. Bu hadiseyi Rasulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a anlattılar. Bana:

"Ey Amr! Sen cünüb olduğun halde arkadaşlarına namaz mı kıldırdın?" diye sordu.

Ben de yıkanmama mâni olan durumu haber verdim ve dedim ki:

"Ben Allah'ın şöyle söylediğini işittim: "Kendinizi öldürmeyin, Allah sizlere karşı rahimdir'' (Nisa 29).

Rasulullah (aleyhissalâtu vesselâm) güldüler ve hiçbir şey söylemediler."365 Bu hadisi şerif, teyemmüm alan kişinin, abdest almış olanlara imamlık edebileceğine delildir.

Su olduğu halde selamı cevaplamak için teyemmüm; Ebul Cuheym r.a.’den; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Cemel kuyusu tarafından geldi, bir adama rastladı. Adam ona selam verdi. Fakat Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem onun selamını hemen almadı, bir duvara varıp yüzünü ve ellerini mesh etti, ondan sonra selamını aldı.”366

Cünüp olanın teyemmüm etmesi; Abdurrahman İbnu Ebzâ anlatıyor: "Bir adam Hz. Ömer (radıyallahu anh)'e gelerek: "Ben cünüb oldum, su da bulamadım (ne yapayım)?'' diye sordu. Hz. Ömer:

"Namaz kılma!'' diye cevap verdi. (Orada bulunan Ammâr radıyallahu anh söze girip):

"Ey mü'minlerin emiri! Hatırlamıyor musun? Ben ve sen bir seriyyede beraberdik. Cenâbet olduk ve su bulamadık. O zaman sen namaz kılmamış, ben ise toprağa bulanarak kılmıştık. (Sonra bu durumu kendisine açınca), Aleyhissalatu vesselam bana:

"Ellerini yere vurup sonra üfleyip sonra onlarla yüzünü ve ellerini meshetmen sana kâfi idi '' buyurdular" dedi.367

Omuzlara ve koltuk altlarına kadar teyemmüm sahih mi?; Ammâr'ın şöyle söylediği rivâyet edildi: "Biz Rasulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'la birlikte omuzlara ve koltuk altlarına kadar teyemmüm ettik."

İshâk b. İbrahim b. Mahled el Haznelî diyor ki: Teyemmüm “yüz ve ellerin meshedilmesinden ibarettir” şeklindeki Ammâr’ın hadisi hasen sahihtir. “Omuzlar ve koltuk altlarına kadar” hadisi bir önceki hadise ters değildir. Çünkü Ammâr teyemmüm hadisinde omuzlara ve koltuklara kadar Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem emretti demiyor. Biz öylece yaptık diyor. Sonunda Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e sorunca O da yüz ve elleri meshetmeyi emretmiş O da sonunda bu şekilde karar kılmıştır.

Teyemmüm ederek namaz kılan, Vakit çıkmadan su bulursa namazı iade etmez; Ebu Sa'id radıyallahu anh anlatıyor: "İki kişi bir sefere çıktılar. Derken namaz vakti girdi. Beraberlerinde su olmadığı için temiz toprakla teyemmüm ettiler ve namazlarını kıldılar. Sonra vakti içinde su buldular. Bunlardan biri, abdesti de namazı da iade etti, diğeri iade etmedi.

Sonra Rasulullah Aleyhissalatu vesselam'a gelince durumu anlattılar. Rasulullah aleyhissalatu vesselam, iade etmeyene: "Sünnete isabet ettin, namazın sana yeterlidir!" dedi. Abdesti ve namazı iade eden zata da: "Sana iki kat ücret var!" buyurdu."

Biz sünneti böylece öğrendikten sonra, namazı iade ederek sünnete muhalefet etmemiz caiz olmaz. Namazı iade eden ictihadı ile hareket ettiği için sevap almış, fakat sünnete isabet edememiştir. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem; “Bir namazı bir günde iki kere kılmayın buyurmuştur.”

İbnu Ömer (radıyallahu anhüma), Curuf denen mevkideki tarlasından dönüyordu. Mirbedu'n-Ne'am (denen deve ağılından) geçerken namaz vakti girdi. Hemen teyemmüm edip namazını kıldı. Sonra Medine'ye döndüğünde güneş henüz yüksekteydi (ve namazın vakti çıkmamıştı). Ama namazını iade etmedi."

Bazı Meseleler;

Su bulamayan abdest için su satın alabilir.

Su aramak için tayin edilmiş belirli bir mesafe yoktur. Vakit çıkıncaya kadar suyu araştırır.

Sadece bazı azalarını yıkayacak kadar suyu olan bunu yapar ve teyemmüm eder. Allah Azze ve Celle buyuruyor ki; “O halde gücünüzün yettiği kadar Allah'tan korkun”(Tegabün 16)

Ebu Hureyre r.a.’den; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Size bir şey emrettiğim zaman gücünüz yettiği kadar onu yerine getirin.”

Hapis olan ve kendisiyle su veya toprak arasında bir engel bulunan, o halde namazını kılar. Bu şekilde kıldığı namaz tamdır. İade etmesine gerek yoktur.374 Bir önceki maddede geçen ayet ve hadis bunun da delilidir.

Su kullandığı takdirde vaktin çıkacağından korkan teyemmüm edemez. Namazı meşru sebeplerle geçirdiyse bile hadisi şerifte; “Kim namazı unutursa veya uyuyakalırsa onun kefareti hatırlayınca kılmasıdır.” Buyrulmuştur.375 Suyu kullanarak abdestini veya guslünü alır. Yetişirse yetişir, yetişmezse kendisini suçlasın.

Su olmadığı zaman kişinin eşiyle cima etmesi mekruh değildir. Ebu Zerr r.a., sudan uzak bir yerde eşiyle birlikte kalmış, cünüp olmuştu. Su olmadığı için o halde namaz kıldı. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yanına geldiğinde;

“Helak oldum ey Allah’ın Rasulü!” dedi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem;

“Seni helak eden nedir?” diye sorunca, o da durumu anlattı. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem;

"On yıl boyu su bulamasa da, temiz toprak müslümanın abdest suyudur. Suyu bulunca, bedenine onu değdir (yıkan), zira bu daha hayırlıdır.''376buyurdu.

Bir kimsenin on yıl boyunca eşinden uzak durması mümkün olmayacağına göre, su olmadığı zaman eşiyle cima etmesi mekruh değildir.

İbni Abbas r.a.’dan; “Eşiyle beraber seferde olan ve yanlarında su bulunmayan kişinin eşiyle cima edip teyemmüm etmesinde sakınca yoktur.”

İÇERİĞE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.