1. İÇERİKLER

  2. DİNİ BİLGİLER

  3. Ramazan Ve Sorumluluk Bilinci - Mehmet Rasim KASAPOĞLU
Ramazan Ve Sorumluluk Bilinci - Mehmet Rasim KASAPOĞLU

Ramazan Ve Sorumluluk Bilinci - Mehmet Rasim KASAPOĞLU

Ramazan Ayı Kur’an ayıdır. Kur’an bize sorumluluklarımızı hatırlatır. Kur’an-ı Kerim’in bir ismi de “Zikir”dir. Zikir, hatırlatma demektir. Mehmet Rasim KASAPOĞLU Hocamızın kaleminden Ramazan Ve Sorumluluk Bilinci

A+A-

RAMAZAN VE SORUMLULUK BİLİNCİ

إِنَّا عَرَضْنَا الْأَمَانَةَ عَلَى السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَالْجِبَالِ فَأَبَيْنَ أَنْ يَحْمِلْنَهَا وَأَشْفَقْنَ مِنْهَا وَحَمَلَهَا الْإِنْسَانُ إِنَّهُ كَانَ ظَلُومًا جَهُولًا

Değerli Kardeşlerim!
Ramazan Ayı Kur’an ayıdır. Kur’an bize sorumluluklarımızı hatırlatır. Kur’an-ı Kerim’in bir ismi de “Zikir”dir. Zikir, hatırlatma demektir. Bize düşen bu ayda sorumluluklarımızı tekrar hatırlayıp, o bilinç ile hareket etmektir. İnsanı diğer varlıklardan ayıran, kendisine sorumluluk verilmesidir. Allah (c.c.) bütün varlıklara sorumluluk teklif etti. İnsanoğlunun haricindeki diğer bütün varlıklar Allah’ın bu teklifini kabul etmekten imtina ettiler ve çekindiler. Fakat insanoğlu bu sorumluluğu almaktan ve kabul etmekten imtina etmedi ve çekinmedi. Bu durum Ahzab Suresinde “Biz emaneti göklere, yerküreye ve dağlara teklif ettik, ama onlar bunu yüklenmek istemediler, ondan korktular ve onu insan yüklendi. Kuşkusuz insan çok zalim, çok bilgisizdir.” ayeti ile bize hatırlatılmıştır. Bu yüzdendir ki sorumluluklarını yerine getirme konusunda gereken önemi göstermediği için bu yükün altında ezilmiş, cahil ve zalim olmaktan kurtulamamıştır.


Allah, sorumluluk alan insanoğlunu yeryüzüne göndermeden önce ruhlar alemini yarattı ve ruhlarımız ile bir misak yaptı. Nitekim Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de “Rabbin Âdemoğulları’ndan -onların sırtlarından- zürriyetlerini alıp bunları kendileri hakkındaki şu sözleşmeye şahit tutmuştu: Ben sizin rabbiniz değil miyim? "Elbette öyle! Tanıklık ederiz" dediler. Böyle yaptık ki kıyamet gününde, "Bizim bundan haberimiz yoktu" demeyesiniz.” Diye buyurarak, insanoğlun almış olduğu sorumluluğu teyit ve tescil etmiştir. Bu sebeple; Allah yeryüzünde başıboş bırakılmadığımızı ve imtihan edilmek üzere dünyaya gönderildiğimizi bize bildirir.


Sorumluluğu kabul eden insana, Cenab-ı Hak’ın diğer varlıklara vermediği bir nimet vermiştir. O nimet ki; insanı diğer varlıklardan ayrı kılan, şerefli kılan, üstün kılan, eşyayı tanıyan ve bilen, iyiyi kötüden, hakkı batıldan ayıran, insana unuttuklarını ve sorumluluklarını hatırlatan akıl nimetidir. Çünkü Allah (c.c.) sorumluluğu akıl sahiplerine vermiştir. Dinimiz akıl sahiplerini sorumlu tutar. Mükellefiyet, akıl ile mümkün olur. Sorumluluk; akıl nimeti sayesinde gelişir, olgunlaşır ve bilince dönüşür. Sorumluluk bilinci ile hareket eden insan disipline olur, mutlu ve huzurlu olur. Sorumluluk; hayatımızı anlamlı ve kaliteli kılar.


İnsanoğlunun başına gelenler, sorumsuz davranması yüzünden gelmektedir. İnsanoğlu sorumsuz ve bilinçsiz yaşadığı müddetçe yeryüzünü kirletmiş ve yaşanılmaz hale getirmiştir. Halbuki yaşanılır bir dünya kurmak ve hayatı anlamlandırmak sorumluluk bilincinin hakim olmasıyla mümkündür. Allah (c.c) vermiş olduğumuz sözü yerine getirelim ve hatırlayalım diye fetanet sahibi (üstün akıl) peygamberler göndermiştir. Ama insanların çoğu gönderilen Peygamberlere itaat etmemekte diretmiş. Ve bize sorumluluğumuzu hatırlatan ve öğreten Peygamberlere inanmamış, yüz çevirmiştir. Allah (c.c) Kur’anda yüz çevirenlerden olmamamızı istemektedir. O kaçıp durduğumuz sorumluluktan dolayı hesap vereceğimizi bize hatırlatmaktadır.


Kıymetli Müslümanlar!
Allah(c.c.) Mü’minleri dünyada ve ahirette de diğer insanlardan farklı kılmıştır. Müslümanları izzet sahibi ve şerefli kılmıştır, onlara farklı muamele edeceğini bildirmiştir. Çünkü onlar peygambere itaat etmişlerdir. Allahın emir ve buyruklarına boyun eğmişlerdir. Dünya nimetlerinin cazibesine kapılarak kulluklarını ve sorumluluklarını terk etmemişlerdir. İnsan olmaları hasebiyle bazen unutsalar da günah işleseler de hemen pişman olup tevbe etmişler ve kulluklarının gereğini yapmaya başlamışlardır.


Ramazanı farklı kılan; bize sorumluklarımızı hatırlatan ve bir adı da zikir olan yani “hatırlatma” olan Kur’an’ın bu ayda inmesidir. Çünkü Müslümanlar; sene boyunca hayat meşgalesi içerisinde ihmal ettiklerini bu ayda hatırlayarak yerine getirmeye ve insanların gönüllerini almaya çalışırlar. Kulluk ve sorumluluk zirve yapar, ibadet ve taatler çoğalır. Ahlaken olgunlaşma sağlanır. Nice olumsuz davranış sergileyenler bu ayın hürmetine olumsuz davranışlarını terk ederler. Akrabalık, komşuluk, yardımlaşma ve dayanışma ileri boyutlara taşınır. Bireysel ve toplumsal sorumluluğumuz ve bilincimiz tazelenir ve pekişir. Ramazan ayında okuduğumuz Mukabeleler, Hatmi Şerifler, dinlediğimiz dini sohbet ve vaazlar, mükafatı yalnız Allah (c.c.) tarafından bilinen, Peygamberimizin (s.a.v): "İnsanın oruç dışında her ameli kendisi içindir. Oruç benim içindir, mükâfatını da ben vereceğim" buyurduğu üzere tutmuş olduğumuz oruçlar ile kısacası haşır neşir olduğumuz Kur’an ve aldığımız dini nasihatler sayesinde Ruhlar Aleminde verdiğimiz sözü hatırlamış oluruz. Sorumluluk bilincimizi güçlendirmiş oluruz. Yıl boyunca kaybetmiş veya unutmuş olduğumuz güzel hasletleri yeniden kazanmış oluruz. Ramazanı bize değerli ve kutlu kılan, kazandığımız bu güzel hasletler ve sorumluluk bilincimiz olsa gerektir.


Değerli Kardeşlerim!
Ramazan ayında kazandığımız değerleri ve sorumluluk bilincini Ramazandan sonrada devam ettirebilmek mühim olandır. Çünkü din ve sorumluluk devamlılık ister. Ramazan ayında orucun bereketiyle kavuştuğumuz ve yakaladığımız değişimi, senenin her ayına yansıtabilmeyi başarabilirsek ancak o zaman Ramazan bize rahmet mağfiret ve kurtuluş olur. Rabbimizle yapmış olduğumuz misak anlamını bulur. Biz de bu sorumluluk bilinci ile hareket etmiş olur ve imtihanı kazananlardan oluruz. Unutmayalım ki dünya hayatı geçicidir. Ancak ahiret için kazandıklarımız bize verilecektir. Aslolan Ahiret Yurdudur.


Değerli Dostlar!
Gelin hep birlikte bu Ramazan ve her zaman sorumluluk bilinci ile hareket edelim.
Her yerde Allah’ın dediği olsun.
Allah’a vermiş olduğumuz sözü hiç aklımızdan çıkarmayalım. O’na taat ve ibadet edelim.
Kendimize ve başkalarına saygı duyalım.
Yaşadığımız tabiatı koruyalım.
Her Ramazanda yaptığımız gibi yetimi, yoksulu doyuralım ve koruyalım.
Allaha kulluğumuzu en iyi şekilde yapabilmek için sağlığımızı koruyalım ve evde kalmaya devam edelim.
Rabbim yar ve yardımcımız olsun.

Mehmet Rasim KASAPOĞLU
Din Hizmetleri ve Eğitimi Şube Müdürü

İÇERİĞE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.